Yılbaşı gecesi sarışın Samantha yardımcısı gibi sapı yalatıyor

Samantha Rone, sarı saçlarıyla masum bir genç kız edasıyla karşımızda dururken, doğal memeleri hafifçe sallanıyor ve gözlerindeki ateş yalanmıyordu. Madrid’in soğuk havası dışarıdayken içeride tam bir cehennem yaşanıyordu. Santa’nın yardımcısı gibi tatlı görünse de, içinde sakladığı vahşi arzular gün yüzüne çıkmak için can atıyordu. Keiran Lee’nin kalın yarağı önümdeydi ve Samantha’nın dudakları onu esir almaya hazırlanıyordu.

İlk dokunuşlar sertti, Samantha yumuşak dudaklarını yarak başına sımsıkı sardığında, nefesi kesiliyor; ağız içi kayganlığı artarken boğazına doğru itiyordu. Her hareketiyle amcığını azgın azgın yalarcasına emmeyi sürdürüyor; ağzının derinliklerine çekip köküne kadar doluyordu. Yumuşacık dilini geveleyerek, sertliği daha da kabartırken, arada kafasını kaldırıp Keiran’ın gözlerinin içine bakarak sapkınlıkla gülümsüyordu. Bu sahte tatlılığın ardında, acımasızca bırakacağı izler vardı.

Samantha’nın elleri Keiran’ın beliyle dans ederken vücutları birbirine yapışıyor; o minicik beden amını iyice açarcasına titreyerek her iniltide daha derine gömülüyordu. Alttan yukarıya doğru sert sikileri hissetmekle kalmayıp aynı zamanda kendi sınırlarını zorluyordu. Kendi saatinde sabırsızlanan amcığını emdiği yerde yavaşça döndürüp çevirirken, göğüs ucuna taktığı dilinin zevki kırıp geçiyordu. Kaygan ağızdan gelen tükürük sesleri ortamın çıtlığını artırıyordu.

Keiran artık beklemedi; elini Samantha’nın saçlarından kavrayarak kafasını sertçe aşağı yukarı kırpıştırmaya başladı. Boğazında hırıltılar yükseliyor, sarkıtta kalan yarak bodoslama giriş yapmaya hazır kıvama geliyordu. Samantha çaresizce ama isteyerek boğazını genişletirken burnundan kaçan nefesle birlikte “Daha derine!” diye yalvarır gibiydi. Amcığı sonuna kadar indiğinde nefesi kesiliyor, gözleri doluyor ama vazgeçmiyordu.

Sonunda sert kökleme başladı; Keiran Lee kendini frenlemeyip aralıksız itinip çekerken Samantha her darbe ile dişlerini sıkıyor ama zevkten deliriyordu. Ağzındaki sapıklıkla beraber amcığının sırtına vuran sesler odayı doldururken kızın küçük bedeni hilal şeklinde geriliyordu. En sonunda bastı gazı; yumruk gibi giren yardımıyla hızlıca boşaldı keza Samantha’nın boğazından çıkan iniltiler birleşince ortam bambaşka bir hal aldı.

Yanaklarına akan tükürüğünü silerken bile nefesi düzensizdi; sanki orada ölene dek sikilecekmişçesine bitmeyen bir istek vardı üstünde. O an anladı ki bu oyunun tek hakimi o değildi; bu sikişte teslim olmak yoktu, kural sadece her seferinde biraz daha fazla acıya dayanmak ve dibe vurmaktı…