Tucker Starr’ı Madrid’de ilk defa kıçtan patlatıyorlar

Madrid’in karanlık bir köşesinde, Tucker Starr’ın sert bakışları ve yağlı yarak parlatıcısıyla sahneye girdiği an, ortamın havası aniden değişti. Folloş bir kıza yanaştı, dudaklarını ısırarak içine kapanık halde duran o amcığı açmaya, köklemenin kralı olduğunu göstermeye niyetliydi. Öncelikle kadının beline sıkı sıkı sarıldı; nefesi ensesinde, teri teninde hissediliyordu. Sertçe dayadı kendini arkasından, bedenlerini birbirine yapıştırırken içten içe hızlı bir inletme hazırlığındaydı.

Kadının amcığını yumuşatmak için diliyle yavaşça oynadı; önce hafifçe ısırdı kenarlarını, sonra parmağını içine kaydırarak had safhadaki gerilimi kırmaya çalıştı. Kadının yüzündeki karışık acı- zevk mimikleri onu daha da kışkırttı. Artık amcığın tamamen gevşediğini hissettiğinde hiç tereddüt etmeden içinde patladı; her kökleyişinde kadının iniltisi havayı delip geçiyordu. Sert ve vahşi hareketlerle adeta bedenini parçalıyordu; kalçaları sıkıca kavrayıp onu yerle bir edercesine gömdü yarakını içine.

Kadın dizlerinin üzerine çökmüş, başını sarkıtmış ama sesini çıkarmaya cesaret edemiyor gibiydi; ama her şiddetli iniltisinden belli oluyordu ne kadar derinlere indiğinin farkında olduğunun. Tucker ise hızını arttırıp ritmini bozmadı; her sokuşunda kadının vücudu ritmik olarak titredi ve o keskin haz dalgasıyla yükseldi. Yarağını iyice derine saplamışken avuçlarıyla kalçalarını sıkarak tam boyu giren sertliği iyice hissettirmeye devam etti.

Sonunda bütün güçle tek seferlik büyük bir boşalma yaşadı; sıcak sıvısı kadının amcığını doldurup dışarı sızarken ikisinin de nefesi kesilmişti, bedenleri hâlâ birbirine kenetlenmişti. O anki vahşi, yoğun enerjiyle aralarındaki bağ sanki fiziksel hazdan çok öteye geçmişti; Madrid’in o karanlık odasında sertliği ve teslimiyeti doruklarda yaşadılar.