Sonia Harcourt, uzun zamandır içinden geldiği o kirli arzuları saklamadan ortaya seriyordu. Özel bir ortamda, ışıklar loşken vücudu parıldıyor, incecik teni terle karışmıştı. İlk bakışta masum görünen bu kadın, amcığını her hareketinde belli eden çılgın bir sapıktı aslında. Yumuşak dudaklarını aralayıp derin nefesler alırken gözlerindeki kararlılık, sinirlerini titretiyordu. Onu gören anladı; burası sıradan bir buluşma değil, acımasızca yaşanacak sertliklerin adresiydi.
Başlangıçta hafif hafif dokunmalarla başladı işler. Sonia’nın elleri adamın sırtında geziniyor, tırnakları deri altında izler bırakıyordu. Her dokunuşuyla daha da kabarıyordu aralarındaki gerilim. Sonra eller hızlandı, kıvranan bedenlere tutundu; istek dolu sesler yükseldi odanın içinde. Adamın kaba eli Sonia’nın incik boncuklarında takılı kalmıştı, içgüdüleriyle onu ele geçiriyordu. Kadının çılgınca inleyişleri adamın damarlarını patlatacak kadar yoğundu.
Sonra tam gaz kökleme başladı; adam yavaş yavaş içine girerken kızın amcığı sıkışıyor, neredeyse parçalanacak gibiydi ama zevkten deliye dönüyordu. Her sikmede sesi daha da keskinleşiyor, sanki tüm kötü hislerini oraya döküyordu. Başını geriye atıp avuçlarından güç alan o kadın şimdi tam anlamıyla teslim olmuştu; ağzından çıkan “Yaaam dayaaa!” sesleri odada yankılanıyordu. Adam arkasındaydı; elleri kalçalarını sıkarken ritmi bozmuyordu hiç.
Kadın artık tamamen iplerden kurtulmuş tavuk gibiydi; her türlü dayanmaya razıydı çünkü bu an onun için ağaçtan düşmüş yaprak gibiydi: kontrolsüz ve vahşi. Sikişin temposu hızlandı, acıları yerini yaygaraya ve kendinden geçmeye bıraktı. Sonunda iyice sertleşmiş yarek deli gibi gidip gelirken kadının bedeninden boşalmalar sıçradı etrafa; iniltisiyle beraber dünyayı unuttuğu bir anda doruğa vurdu.
İkisi de nefes nefese kalmıştı ama hep yeni bir kökleme hazırdı o anlarda… Seksin çıplak gerçekliği yüzlerine vuran ter damlalarında gizlenmemişti artık; sadece tutku ve acının vahşi birleşimi hükmediyordu orada…