Kayley, iri göğüslerini sergilemenin verdiği uyarıyla odada dolanırken, Mick Blue’nun keskin bakışları altında titredi. Geniş omuzlarının ardındaki iri yarak, onun büyük gögüslerine yaslanmak istiyordu; kayıtsız kalmak mümkün değildi. Kayley’nin sütyenini yavaşça açan Mick, o yumuşak ve dolgun amcıklara dokundukça kadının solukları hızlandı. Parmaklarının nazikçe gerginleştirdiği memelerden kopan sarkık uçlar, Mick’in ağzına düşerken aradaki gerilim iyice tırmandı.
Mick’in elini tutmaya çalışan Kayley, nefes nefese kalmıştı; irili ufaklı parmak oyunlarıyla göğüsleri daha da kabarıyordu. Her bir dokunuşta kadın deli gibi yanıyor, içindeki ateşi saklayamıyordu. Ardından Mick, o kocaman yarakını kameralara meydan okurcasına gösterdiğinde Kayley’nin gözleri karardı; amcığını emmek için diz çökmesi an meselesiydi. Ağzını yırtarcasına açıp dalgalanan yaragı içine alırken, sertlikle boğazına kadar inmesini sağladı.
Kayley’nin boğazında patlayan o hissiyatla birlikte Mick’in elini beline sardığı an vücutları tamamen senkronizeydi artık. Kadının büyük göğüsleri öne doğru esneyip büyürken, Mick ustalıkla kafasına dayadığı sert kökü amcığın dibine kadar sokup çıkartıyordu. Her sapmada Kayley’nin amcığı acıtıyor ama bu acı ona zevk olarak dönüyordu; amcığında hissettiği o kalınlık ve sıcaklık onu çıldırtıyordu.
Bir yandan da Kayley’nin elleri yer yer cinsel organını ovuyor, kendi amcığını da uyandırıyordu. Beyni zonkluyor, tüm bedeninde elektrikler oynuyordu. Gözlerinden akansı ter damlaları süzülürken Mick daha da derinlerden vuruyordu; “Senin gibi folloşu!” diye haykırdı adamcağız, saplantılı biçimde.
Sonunda doruğa ulaştılar ikisi de; Mick’in boşalmasıyla Kayley’nin ağzında köpüren sıvılar onun boğazına akarcasına indi. O anları birbirine kenetlenen tenlerin izdihamıyla sonlandırdılar; her biri delicesine tatmin olmuştu ama hala akıllarında kalan o doyumsuz istekle birbirlerine yapıştılar. Sertlikten kırılan kaslar arasında yankılanan inlemeler eşliğinde geceyi bitirdiler.