Madrid’in kasvetli bir akşamında, Annika Eve ile Tyler Steel banyo karanlığında buluşmuştu. Annika’nın teni buharla ıslanmış, gözlerinde hafif bir isyan ve arzunun alevi vardı. Tyler’ın sert bakışları kadının her kıvrımını keşfetmeye hazırdı. İlk hamleyle Annika’yı duvara yasladı; dizlerini açtırıp amcığını onun sıcak amına dayadı. Kadının nefesi kesildi, bedeninin derinliklerinden yükselen istekle tyler’ın kalın yarak ucunu içine çekti.
Banyonun dar alanında, su damlaları cildinden süzülürken, derin bir kökleme başladı. Tyler hızla, acımasızca batırıyordu yumuşak amcığa; her in-çek hareketinde Annika yüksek sesle inliyordu. Yarağını sıkıca kavrayan kadın, tırnaklarını duvara geçirdiği gibi, vücudunu da ona bıraktı. Tyler onu öyle sert sallıyordu ki adamın her hareketiyle içindeki boşluk dolup taştı.
“Kökle beni!” dedi Annika hırlayarak; sesi azgınlığın ve teslimiyetin birleşimiydi. Adam da söz dinlemedi; diken diken eden sertliğiyle daha diplerde vurduğu sırada kadın yavaş yavaş kendini kaybetti. Amcığını derince eline aldı, annika’nın assına bastırarak daha fazla dayadı içine. Banyolukta yankılanan ıslaklık ve inlemeler arasında tamamen kontrolü ele geçirmişlerdi.
Tyler’ın penisi o sıcaklığa gömüldükçe annika içinde bir volkan patlaması yaşandı. Sıkıca tutulan assından geri çekilirken bile içindeki titreme devam ediyordu. Birden, son kükremesiyle birlikte üzerindeki yükü tam üstüne indirdi adam ve katılaşan yarak uçları son darbeyi vurdu. Kadının gırtlağından boğuk bir inilti yükseldi; bedenini titreten o anlık boşalmanın ardından amcığı hâlâ karanlık banyo havasını dolduruyordu.
Her iki beden de ter içinde kalmıştı ama ikisi de biliyordu: Bu kaba, vahşi sikiş geceyi kirletmeye henüz başlamıştı bile…