Franceska Jaimes’in kalçası odayı dolduruyordu, o büyük, yuvarlak amını sanki her nefeste daha da şişiriyordu. Alberto Blanco’nun gözleri anında kalçanın etrafında dönüyor, elleri kıvrımlarda kayıp gidiyordu. O devasa pawg’un yumuşaklığı parmaklarının altında erirken Franceska da burnunu hafifçe kapanan çamaşırına sürüyordu. Derin bir nefes aldıktan sonra Alberto, çekici kalçayı fırlatmadan önce onu hizaladı ve sertçe dayadı. Sesler arasında o kalın yarak Franceska’nın deli gibi ısınmış amcığını paramparça ediyordu. Her kökleyişte kalçalar dans ediyor, kaslar gerilip gevşiyor, odada sadece hırıltılar ve boğuk inlemeler yankılanıyordu.
Franceska gıcır gıcır amcığını amına sokan adamdan kurtulmazken bedenini ritme kaptırdı; büyük poposunun üstündeki ter katmanları parıldıyor, teni alev alev yanıyordu. Alberto’nun sıkı tutuşu ve acımasız dalışları Franceska’nın içindeki bütün engelleri kırıp geçiriyordu. Kalçasındaki ağırlıkla beraber her vuruşta daha da derine iniyor, içine dolan o sertliği tüm kemiklerine kadar hissediyordu. Boğazından çıkan kısık iniltiler ve “hadi… daha hızlı” diye bağırdığı sert küfürler ortamı iyice kızıştırıyordu.
Sonunda her yerden süzülen terle sırılsıklam olmuş Franceska’nın vücudu titreştiğinde Alberto tam gaz devam etti; aman diyeyim sakso kısmı iyice açılmıştı, oradan öyle bir ses çıkıyordu ki yanında kim olsa bayılırdı. Yarı yatan pozisyonda gıcır gıcır latin kadın tam anlamıyla teslim olmuştu: amcığı genişlemiş, ağzından kaçan homurtular havayı kesmişti. Son bir kere kafasını kaldırdı yukarıya doğru bakarken, Alberto sertçe ittiğinde amını delip geçip içine boşalttı; uzun süre şahane bir inletmeyle bitti bu çılgın kökleme seansı. Herkesin aklını başından alan o an oldu işte; Fransız büyük popo sahibi kadın ve deli adam arasındaki ateşli savaş böyle noktalandı.