Kızıl saçlarının ateşiyle odanın havasını yakıp kavuran folloş, daha kapıdan girer girmez o pis bakışlarla yakaladı amcığını. İlk temas öyle bir sertti ki, nefesleri boğazında düğümlendi; az sonra neye uğradığını anlayacaktı. Bacaklarını aralarken hissettiği o acayip ıslaklık ve sıcaklık, içindeki hayvanın uyanmasına yetti. Amcığını ısırarak yere çektiğinde, diliyle yavaş yavaş sarkık yarak başını yaladı; o an tüm bedeninde diken diken oldu. Her hareketi, her dokunuşu ateşin dibine koyar gibiydi.
Sakso yaparken çıkardığı hırıltılı sesler odayı dolduruyordu. Yarağını derinlere çekip çekip çıkarıyor, sonra tekrar koplayarak şiddetle sokuyor, büyük bir iştahla köklemeye başladı. Boynunu sıkan elleri, güçlü kaslarıyla baskıyı arttırırken kızı delirtti; inlemesi ve gırtlağından boğuk çıkan hıt hıt sesleri arasında kayboldu. “Daha sert vur,” diye bağırdı kızıl cadde çocuğu gibi, bırakmadı kontrolü elinden. Altına serilen elbiseyi hızla attığında çıplak tenlerin sürtüşmesi kıvılcımları saçtı.
Amcığı içeri gömülürken yüzündeki ifade yarattığı sapkın hazla şekillendi; sıkıca tutup köklemesini hızlandırdı. Hız kesmeden dalga dalga gelen orgazm sinyalleri arasında kızın istekli amcığına daha derin girmeyi başardı. “Aman haa!” diye sesi yükseldi; vücudu tepki verdiği her saniye daha fazla açıldı ona. Ağzından kaçan fısıltılar ve yüksek inlemelerle birlikte sakso sırası yerini vahşi dayamaya bıraktı.
Yatak sallanıyor, çıt çıt sesleri odanın dört bir yanına yayılıyordu. Her sikme darbelerinde kızın amcığı anadan doğma gibi açılıyor, içine dolan sertliği kabulleniyor, can havliyle içinde patlamaya doğru ilerliyordu. Sonunda tüm bedenini sarsan büyük boşalma geldi; yarağını vajinasının derinliklerinde bırakıp şiddetli amcığını geri çekince kızı da yanına aldı bu ateşli yolculuğa. Kızıl saçlı teen’in nefesi kesilmiş, gözleri dolmuştu ama bedeninde hala o sıcaklık dans ediyordu—delicesine doymuş ve hazır yeni tur için kıvranıyordu…