Cecilia Lion, odaya yayılan ağır ve erotik bir hava yaratıyordu; vücudu ışıkta parıldayan tere bulanmış, kıvrımları davetkar ve sertti. Yavaşça üstünü açarken gözlerindeki ateş, deli gibi sikiş isteğini haykırıyordu. Elleriyle kalçalarını kavrayıp, kendini tamamen ortaya serdiğinde orada bulunan adamın yüreği pır pır etmeye başladı. Onun her hareketi, amcığını doyuracak zalim isteğin habercisiydi.
Adamın elleri Cecilia’nın sırtında gezindi, tüyleri diken diken eden dokunuşlarla teninin içine işledi. Dudakları nazikçe boynuna kondu, ama bu naziklik kısa sürdü; aralarındaki gerilim hızla yükseldi. Cecilia’nın amcığını tatmak için yere eğildiğinde sanki dünya yavaşladı yalnızca onun için hızlandı. Dilini kullanarak fırçaladığı o sıcak ve ıslak amcık, adamın içindeki dayanılmaz heyecanı alevlendirdi. Kadının inlemeleri gittikçe artıyor, sanki boğazına kadar gelen bu haz dalgasıyla deliriyordu.
Oturduğu yerde bacaklarını açtıktan sonra adamın kaba köklemesi hemen başladı. Yumuşak amcık derisi içinde kalın yarak sinsice kayıyor, her inip çıkışta gürültülü inletmeler ve hırıltılar yükseliyordu odanın dört bir yanına. Cecilia’nın bedeni ritme teslim olurken yüzünde karışık bir acı-azap ifadesi belirdi; hem dayanan hem de dayak isteyen o karanlık arzusu parlıyordu gözlerinden. Kalçasını geri itip adamı daha derine çağırıyor, her kökleme darbesiyle amcığına saplanan sapasağlam yarak onu delicesine delirtiyordu.
Sikiş temposu giderek vahşileşti; adamın yumruk gibi yumruğa vuran yarak darbeleri kadının can damarlarını titretiyor, şehvet dolu çığlıklar yükseliyordu gecenin sessizliğine karşı meydan okurcasına. Terden ıslanan tenleri yapışırken adam nihayet göbeğine kadar bastırdıktan sonra sertleşen sevinciyle tüm gücünü boşalttı. İçinde patlayan sıcak sıvı ile birlikte Cecilia’yı adeta sardı zevk fırtınası; gözlerinde yorgunlik ve tatmin kalırken nefes alışları düzensizleşti.
İşte bu andan sonra ikisi de biliyordu ki sadece bedenler değil hayvanî arzular da tam anlamıyla doyurulmuştu; o rezil sikiş sırasında hissettikleri çıplaklıkla birleşmiş zavallı bir kölelik gibiydi – acıtan ama vazgeçilmez…